Prof. Dr. Adnan Sayar

Minimal İnvaziv Cerrahi (VATS & Robotik Cerrahi)

Küçük kesiler ve gelişmiş cerrahi araçlar ile yapılan kapalı ameliyatlar, iyileşme sürecini hızlandırır ve komplikasyonları azaltır.

Randevu saatleri

Pzt – Cum

09.00 – 17.00

Cmt

10.00 – 14.00

Minimal invaziv cerrahi, göğüs cerrahisinde son yıllarda büyük bir dönüşüm yaratmıştır. Bu yöntemlerde klasik açık ameliyatlar yerine, küçük kesilerden girilerek kamera ve özel cerrahi aletler yardımıyla işlem gerçekleştirilir.

VATS (Video Yardımlı Torakoskopik Cerrahi) ve robotik cerrahi, seçilmiş hastalarda güvenle uygulanabilen, modern cerrahi tekniklerdir.

Bu yöntemlerin avantajları:

  • Daha küçük cerrahi kesiler

  • Daha az ağrı

  • Daha kısa hastanede kalış süresi

  • Daha hızlı günlük hayata dönüş

  • Daha iyi kozmetik sonuçlar

Minimal invaziv cerrahi her hasta için uygun olmayabilir. Bu nedenle hastalığın tipi, yaygınlığı ve hastanın genel durumu ayrıntılı olarak değerlendirilir. Amaç; en güvenli yöntemle, en etkili sonucu elde etmektir.

Göğüs cerrahisi; akciğerler, plevra (akciğeri saran zar), göğüs duvarı, mediasten (göğüs boşluğunun orta bölgesi) ve solunum yollarını ilgilendiren hastalıkların cerrahi tanı ve tedavisini kapsar.
Akciğer kanseri, akciğer nodülleri, plevra sıvıları, mediastinal kitleler, trakea darlıkları ve bazı doğumsal anomaliler bu alanın başlıca konularıdır.

Her hasta için cerrahi gereklilik, ayrıntılı tetkikler ve multidisipliner değerlendirme sonrası belirlenir. Amaç, en doğru zamanda ve en uygun yöntemle müdahale etmektir.

Hayır. Her akciğer hastalığı cerrahi gerektirmez. Birçok durumda ilaç tedavisi, takip veya farklı girişimsel yöntemler yeterli olabilir.

Cerrahi; genellikle hastalığın tanısı, evresi, ilerleme durumu ve hastanın genel sağlık koşulları göz önünde bulundurularak planlanır. Gereksiz cerrahiden kaçınmak, en az cerrahi kadar önemli bir ilkedir.

Minimal invaziv cerrahi (VATS veya robotik cerrahi), uygun hastalarda güvenle uygulanabilen modern bir yöntemdir; ancak her hasta için uygun değildir.

Hastalığın yaygınlığı, tümörün yerleşimi, daha önce geçirilmiş ameliyatlar ve solunum kapasitesi gibi birçok faktör bu kararı etkiler. Uygun olmayan durumlarda açık cerrahi daha güvenli bir seçenek olabilir.

Önemli olan, yöntemin değil sonucun güvenli ve etkili olmasıdır.

İyileşme süreci; uygulanan cerrahi yöntem, hastalığın evresi ve hastanın genel sağlık durumuna göre değişir.
Minimal invaziv cerrahilerde genellikle daha kısa hastanede kalış süresi ve daha hızlı toparlanma beklenir.

Ameliyat sonrası dönemde;

  • Solunum egzersizleri

  • Düzenli kontroller

  • Gerekirse onkolojik takip

büyük önem taşır. Her hasta için takip süreci kişiye özel planlanır.

Cerrahi karar öncesinde genellikle:

  • Bilgisayarlı tomografi (BT)

  • Gerekli durumlarda PET-CT

  • Solunum fonksiyon testleri

  • Kan tetkikleri

gibi değerlendirmeler yapılır. Amaç; hem hastalığın doğru tanısını koymak hem de cerrahinin hasta için güvenli olup olmadığını netleştirmektir.

Bu süreçte hasta, yapılacak işlemler hakkında ayrıntılı olarak bilgilendirilir.

İlk görüşmede hastanın mevcut şikayetleri, daha önce yapılmış tetkikleri ve genel sağlık durumu değerlendirilir. Gerekli görülürse ek tetkikler planlanır.

Cerrahi veya takip kararı, tüm bilgiler ışığında hasta ile birlikte alınır. Sürecin her aşamasında şeffaf iletişim ve hasta bilgilendirmesi esastır.